1 Şubat 2014 Cumartesi

İRAN HAKKINDA HER ŞEY

BAŞKENTİNE EN YAKIN LİMAN TRABZON OLAN ÜLKE NERESİ ?...

İRAN HAKKINDAKİ ÖNYARGILARINIZDAN KURTULUN...
                    İRAN HAKKINDA HER ŞEY

İran. Adı gibi müstesna. Tarihi gibi eşsiz. Dili gibi şiirsel. Bir koca ülke. Bir ülke düşünün ki başkentine en yakın liman olan Bandar Abar'a ulaşmak komşu ülkedeki Trabzon limanına ulaşmaktan zor olsun. Bir ülke düşünün ki, halkının neredeyse yarısı tarih boyunca savaştığı komşu ülkenin dilini konuşur olsun. Ve bir ülke düşünün ki, yıllar süren ambargolara rağmen, ayakta durmuş, üretmiş, barışı savunurken 'savaşa da hazırım' demiş olsun.

Sokaklarından eriyen kar sularının aktığı Tahran'a ulaştığınızda İran'ı tanımaya başlıyorsunuz. Koca bir ülkenin kültürel yükünü taşıyan bir şehir Tahran. Tıpkı İstanbul gibi.  

Türk müteahhitler tarafından yapılan ve iddiaya göre tek kuruş ödemeden İran yönetimi tarafından el konulan İmam Humeyni Havalimanı'na indiğinizde başlıyorsunuz tanımaya bu koca ülkeyi.  Arap harfleriyle yazılmış Farsça uyarı yazılarının sizi yanıltması bir yana daha girişte İranlı olmamanın bedelini ödemeye başlıyorsunuz. Pasaport kontrolü çok ama çok yavaş. Vize rejimi bu kadar sıkı olan bir ülkeden de bunu beklemek gerekir zaten. Türk vatandaşlarına vize uygulanmıyor belki ama kontrol noktalarından sadece birine mahkum ediliyorsunuz. Yani İranlılar pasaporttan geçip evlerinin yolunu tuttuğunda siz hala havalimanında sıranızın gelmesini bekliyorsunuz. Benim gibi vize alıp giderseniz de kolaylık bir yana daha çok uğraşırsınız. Vize var diye buyurun geçin demiyorlar. Ahiret sorularına muhatap olmak ve bilgilerinizi Latin Alfabesinden Arap Alfabesine geçirmek gibi bir işkenceyle karşılaşmanız olası.

EDGE YAVAŞLIĞINDA...
Hemen kendime bir İran hattı alıp, akıllı telefonumu kullanmaya başlayayım demeyin. İnternet paketi olan hatlar yok değil. Var elbette, hem de çok daha ucuz. Ama sorun şu ki İran'da 3G alt yapısı yok. Yani her yerde Edge hızında, daha doğrusu yavaşlığında kalmaya mahkumsunuz. Teknolojiye hiçte uzak olmayan İranlı gençlere daha ilk anda acımaya başlıyorsunuz. Ellerinde son model telefonlarla her gün mide krampları geçiriyorlar. Bu da yetmezmiş gibi ağır bir internet filtresiyle karşı karşıyalar. Ne Facebook ne Twitter. Hiç birine giremiyorlar. Benim gibi misafirlere de 'buyurun siz girebilirsiniz' demiyorlar. Aynı sansür turistler için de geçerli. İran'da öyle bir filtre sistemi var ki, Türkiye'de her gün girdiğiniz haber sitelerine girmeniz mümkün değil. Haber sitelerindeki galerileri müstehcen olarak algılayan sistem, anında devreye giriyor ve size yararlı olduğunu düşündüğü sitelerin linklerini veriyor. En başta da Dini lider Hamaney'in internet sitesi var.  

İRANLI KADINLAR
İran hakkındaki en büyük yanılgılardan biri İran kadınların giyim kuşamlarıyla ilgili. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki tamamen kapalı bir kadın görmedim hiç. Başı açık kadın olmadığı gibi tamamen örtünen de yok. Örtünmek daha çok üstün körü yapılan bir formalite gibi. Çarşaf giyen kadınlar da yüzlerini kapatmıyor. Ve üstelik onlar da dahil olmak üzere neredeyse bütün kadınlar makyaj yapıyor. Gencinden yaşlısına İran kadınlarının en büyük ortak noktası giyim kuşamlarından çok, bakımlı olmaları.

PETROL KİRLİLİĞİ
Elburz dağlarının hemen dibinde kurulu bir şehir Tahran. Kuzeye doğru kesişen yollardan yürüdüğünüzde dağlara doğru yürüyor hissine kapılırsınız. Kışın kar örtüsü altındaki dağlar kente ihtişamlı bir hava katıyor. Eriyen kar sularının ufak nehirler oluşturarak sokak aralarından aktığı bu kentin en büyük sorunu hava kirliliği. Kirlilik bizdeki o meşhur kömür isinden kaynaklanmıyor. İran doğalgaz zengini bir ülke. Neredeyse tüm konut ve işyerleri çok çok ucuza doğalgazla ısınıyor. Hava kirliliğinin sebebi, günün her saati Tahran sokaklarını dolduran otomobillerden kaynaklanıyor. İran petrol sahibi bir ülke belki ama üretimi konusunda ciddi eksikleri de olan bir ülke. Hem petrolün yeterince işlenmemesi hem de ortalama yaşları 20 olan trafikteki araçların filtreleme sistemlerinin yetersizliği bu korkunç sonuca yol açıyor. Kentte insanı rahatsız edecek derecede ağır bir hava var. Ve bunun için çok sayıda insan maskeyle dolaşmak zorunda kalıyor.

KLASİK MÜZİK İŞPORTASI
15 milyonluk koca bir şehir Tahran. Kuzeye gidildikçe zenginliğin arttığı Güneye inildikçe işporta tezgahlarının filizlendiği bir yer. Ama ilginçtir ki bu tezgahlarda klasik müzik albümleri satılıyor. Bethoven'dan Vivaldi’ye klasik eserlerin cd'lerini çok ucuza bulmak mümkün. İran orta sınıfı sadece iyi bir müzik dinleyicisi değil. Aynı zaman da çokta iyi kitap okuyucusu. İşte onun için kentin her bölgesinden içi müşteri dolu kitapçılar var.

KAFESİZ BİR KENT
Bizdeki ve çoğu Arap ülkesindeki kahvehane kültürünün İran'da olmayışı çok şaşırttı beni. İranlılar için oturup zaman geçirecekleri mekanlar yok. Sanki böyle yerler yasaklanmış gibi. Çay içecekseniz ayakta içeceksiniz. Kahve içecekseniz hiç şansınız yok. Kafe olmayan bir şehir Tahran. Oturup yapabileceğiniz tek şey yemek yemek. Ya da geniş parklarında oturup zaman geçirmek. Parklarda da farkını gösteriyor İran. Çekişmeli Satranç oyunlarının oynandığı, kimsenin kimseyi rahatsız etmediği parklar buralar. Pekala, genç kızların erkeklerle yan yana oturup serbestçe sohbet edebildiği yerler aynı zamanda.

ÇAKMA BURGER
Amerika’nın dünya çapındaki şirketlerinden Pepsi ve Cocacola büyük rekabet halinde. Her iki içeceği de her yerde bulabilirsiniz. Ama neredeyse her yemekte kuyruk yağı kullandığı için ben Burger king'de, Mc Donalds'da yiyeceğim derseniz de alternatifiniz var. İsimleri farklı belki ama yerli burger markaları aynı kalitede hizmet veriyor. Şehrin değişik noktalarında bu tür fast food mekanlarını bulmak mümkün.     

TÜRKÇE'NİN GÜCÜ...
Başta da belirttiğim gibi halkının neredeyse yarısı tarih boyunca savaştığı komşu ülkenin dilini konuşuyor. Ve üstelik buna Dini Lider Ali Hamaney de dahil.  Bu komşu ülke Türkiye ve bu dil de Türkçe. Güney Azerbaycan olarak adlandırılan bölgenin insanları kendilerine Türk diyor. İran'da neredeyse her 3 kişiden 1'i kendini Türk olarak tanımlıyor. Ve her iki kişiden biri mutlaka Türkçe biliyor. Sadece Azeri kökenliler değil Fars kökenli olup ta kendi kendine Türkçe öğrenen çok sayıda insan var. İran Azerilerinin yüzü Azerbaycan'dan çok Türkiye'ye dönük. Türkiye gündemini en az bizim kadar yakından takip ediyorlar. İlginç olan kendilerine Türk diyen bu insanların İran vatandaşlığıyla bir sorunlarının olmaması. Yani hatırı sayılır bir bölümü İran milliyetçisi. Farsları ve Azerileri ortak noktada buluşturansa mezhepleri. Onun için Tahran'da ya da ülkenin herhangi bir kentinde dolaşırken dil sorunu yaşamazsınız. Türkçe konuşmaya başladığınızda etraftan bir yerden mutlaka Türkçe yanıt alırsınız. Alamadınız diyelim ortak kelime sayısı neredeyse tek başına bir dile denk gelen Farsçanın tınısı size Türkçe'nin anlamını verecektir.


2 yorum: