29 Temmuz 2013 Pazartesi

BAŞBAKANA O SORUYU NEDEN SORDUM ?

BAŞBAKANA O SORUYU NEDEN SORDUM ?

Futbol mafyası 3 Temmuz süreciyle bitti sandık. Umutlandık. Hatta kısa süreli sevinç çığlığı attık. Oysa bu ülkede hala güçlülerin hukuku bazı kapıları açabiliyordu, bunu atladık. Gözaltılar, soruşturmalar, tutuklamalar derken koca bir kentin umudu, çalınan emeğinin iadesiydi. Günlerce, aylarca ve yazık ki yıllarca bekledik. Biz beklerken, Dolmabehçe'de gizli görüşmeler yapıldı. Aceleyle yasa değiştirildi. Cezası kafi denilip, suçlular bırakıldı. Utanmadan, sıkılmadan cezalar uygulanmadı. Çalınan haklar geri verilmediği gibi unutturuldu. Siyasetin daniskası yapıldı. Burada ayrıntısını yazamayacağım, pazarlıklar, görüşmeler, geliş gidişler haksızlığa uğramış koca bir kenti yapa yalnız bıraktı. 

                     
Bana hayatımda ilk kez forma aldıran 2011 ruhunun takımı dağıldı. Bir başkan olarak üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını düşündüğüm Sadri Şener

23 Temmuz 2013 Salı

MERMERDEN BAŞKENT AŞKABAT; ŞAŞIRTAN ÜLKE TÜRKMENİSTAN

Mermerden Ülke : Türkmenistan...

2007 yılının Mart ayı. Uçağımız gecenin karanlığında Hazar Denizini aşıp karanlık piste indiğinde karşılaşacağım şehri merak ediyordum doğrusu. Mat renkte binalar, ruhsuz Sovyetik caddeler ve belki at üstünde ilerleyen Türkmenler. Karanlık merakımı örttü. Çaresiz günün ağırmasını beklerken, girişinden, merdivenlerine kadar her yeri beyaz mermerden yapılan otel bana ipucu veriyormuş meğer.

MERMER BAŞKENT
Sabahın ilk ışığıyla birlikte kendimi mermerden balkona attım. Karşımda Aşkabat. Memleketimin Akçaabatı'nı çağrıştırsa da, ondan çok farklı, çok uzak. Mermer şehir desek abartmış olmayız. Bir şehir düşünün; yolları, kaldırımları, binaları beyaz mermerden. Bu bir tercih. Bu bir devlet politikası. Doğrusu bu bir kurucu liderin en büyük rüyası. Ölümünün üzerinden yıllar geçse de Saparmurat Türkmenbaşı, ailesini kaybettiği 1948 yılındaki büyük Aşkabat depreminin ruhundaki izlerini de silmeye