22 Aralık 2011 Perşembe

HER ŞEYİN BAŞLADIĞI YER TUNUS !

TUNUS'TA ASLINDA NE OLDU ?

TUNUS'TAN KISA BİR YAYIN
"Her şeyin Başladığı yer " aslında bu söz, Mubarek yönetiminin Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan reklam filminin sloganıydı. Dünyanın dört bir yanında gösterilen reklamda insanlar, Mısır'a davet edilirken "Her şeyin Başladığı yer " deniliyordu. Tarihte her şeyin başladığı yer olan Mısır, bu kez başka bir yerde başlayan bir isyanın takipçisi olmakla yetinecekti.
Modern çağda Mısır'dan rol çalan Tunus, Arap Baharı olarak adlandırılan halk hareketlerinin başladığı yer oldu. Tunus, diğer Arap ülkelerine göre toplumsal özgürlüklerin nispeten daha iyi olduğu bir ülkeydi. Özellikle Avrupalı seçkinlerin tatil seçenekleri arasında yer alan Tunus, kadının toplum içindeki yeri konusunda Türkiye'yle bile yarışabilecek durumdaydı. Bazı Arap ülkelerindeki Baas laikçiliğinin aksine Tunus'ta, Fransız döneminden kalma Avrupai bir laiklik anlayışı vardı. Kadınların daha eğitimli olduğu ülkede, dini kurallar toplumsal hayata müdahale etmiyordu. Peki ne oldu da aralarında laik örgütlerin de olduğu muhaliflerle topyekun ayaklandı. Aslında bu, Bin Ali yönetiminin Tunus'un zenginliklerini kendi yandaşlarına dağıtmasının bir sonucuydu. Yani halk hareketinin nedeni siyasi olmaktan çok ekonomikti. 


EKONOMİK İSYAN

Tunus'ta yaşananlara yerinde tanıklık etme şansım oldu. Açıkçası, tedirgindim. Devrim yaşanan bir ülkenin tehlikeli olabileceğini düşünüyordum. Tunus'a indiğim ilk anda karşımda görevlerini son derece ciddiyetle yapan gümrük memurlarıyla karşılaştım. Yani devrim yaşanan bir ülkede devlet ayaktaydı. Giden tek şey devletin başı olmuştu. Devrimi sokaklarda daha belirgin olarak gördüm. Neredeyse tüm şehir sokaklardaydı. Öğrencisinden, askerine binlerce insan sokaklarda yürüyordu. Bir kaç yağma olayı dışında günlük hayatı olumsuz etkileyecek bir şey yoktu. Askerin de devreye girmesiyle her şey kontrol altında görünüyordu. Zaman zaman dozu artan gösterilere rağmen, Tunus halkı büyük bir olgunluk içindeydi. Bütün bunların sebebi, ordunun ustaca bir manevrayla Bin Ali'yi ülkeden göndermesiydi. Daha kanlı olayların önüne geçen bu hareket, Tunus devriminin barışçı bir havada gerçekleşmesine imkan sağladı.

TUNUS DEVRİMİNDE MUSTAFA KEMAL'İN ROLÜ
Tunus'taki halk hareketinin diğer ülkelerdeki yansımasının daha kanlı olması beni şaşırtmadı. Öncesinde bir deneyimleri olmadığı halde, serbest seçimlerin yine Tunus'ta başarıyla gerçekleştirilmesi de şaşırtıcı gelmedi. Çünkü Atatürk'ün devrimci karakterini Tunus'un kuruluşuna taşıyan Habip Burgiba diğer Arap ülkelerinin aksine daha modern bir ülke yaratmıştı. Bayrağını bile Türk bayrağından esinlenerek seçmiş, ülkenin en önemli şehrinin ana caddesine Mustafa Kemal adını vermişti. Sadece bu çabaları bile, devrimi büyük bir olgunluk içinde gerçekleştiren bir ülke yaratmaya yetmişti.   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder