19 Eylül 2012 Çarşamba

ÇİRKİN "LİNÇ" SÖZÜNÜ TRABZON'A YAKIŞTIRANLARA CEVAP

ÇİRKİN "LİNÇ" SÖZÜNÜ TRABZON'A YAKIŞTIRANLARA CEVAP !
ŞEHİT POLİSİN CENAZESİNDE ASLINDA NE OLDU ?
'Hükümete ve teröre tepki gösterdiği için şehit polisin yakınları tarafından linç ediliyordu'. Haberi, internet sitelerine ve ertesi gün gazetelere taşıyanlar büyük puntolarla "Trabzon" vurgusu yapmayı ihmal etmedi. Ortada çarpıcı bir fotoğraf vardı. Yerde yatan kadının kafasına basılıyor, kadının yakasında şehit polisin fotoğrafı açıkca görünüyordu. Her fırsatta "Linç" ve "Trabzon" kelimelerini yan yana getirmeyi alışkanlık haline getiren bazı meslektaşlarım, olayın içeriğini yeterince arıştırmadan, haberi yaygın medyadan tüm Türkiye'ye ulaştırdı.
Elbette ortada haber değeri taşıyan bir olay vardı. Ancak şehidin üzüntüsüyle zaten duygusal olan ve normal tepki gösteremeyen ailenin tepkisini "linç girişimi" olarak adlandırmak en başta şehit ailesine yapılan büyük bir haksızlıktı.

Yaygın medyada çalışan Trabzonlu bir gazeteci olarak, tanıklığımdan uzakta gerçekleşen bu olay için kısa bir araştırma yaptım.Önce bir teknik bilgi, bir muhabirin haberini yazarken kullanacağı tek bir kelime, olayı bambaşka boyutlara taşıyabilir. Buna muhabir inisiyatifi denir. Kim ne derse desin, haberin asıl patronu muhabirdir. Yayınlanıp yayınlanmayacağı konusu başkadır.  

Olay nerede gerçekleşti? Trabzon'da. İlk önce bu bilgiyi düzeltelim. Hayır, olay Trabzon'da gerçekleşmedi. Olay Trabzon Havalima'nında gerçekleşti. Bu da eksik. Olay tam olarak Trabzon Havalimanı Apron'unda gerçekleşti. Eğer yetkiniz yoksa, çok iyi korunan bir askeri bölgeye girebilirsiniz; ancak ne yaparsanız yapın bir havalimanının Apronuna giremezsiniz. Burada bir soru daha. Apron nedir? Uçakların manevra yaptıkları, yanaştıkları, iniş kalkış yaptıkları yüksek güvenlikli bölgedir. Tüm ülkelerde de böyledir.  Buraya görevliler dışında kimse giremez. İkinci soruyu soralım. Olay ne zaman gerçekleşti ? Yaygın cevap: Şehit cenazesinde. Haberler öylesine genel yapıldı ki, olaydan haberdar olanlara sorsanız, olayın şehidin cenazesi sırasında yaşandığını söyleyecektir. Oysa öyle olmamıştır. Olay şehidin cenazesi askeri uçakla Trabzon Havalimanına getirilip, apronda yakınları tarafından karşılandığı sırada yaşanmıştır. "Yakınları " işte kritik bilgi de budur. Şehit polisi karşılamak için Apron'a sadece ve sadece yakınları alınmıştır. Görevli polisler ve şehidin yakınları. Ve tabi birde Apron kartları olan basın mensupları.Peki protestocu kadın nasıl içeri girmiştir ? İşte o bilinmiyor. "E canım teröre tepki göstermek lazım" deyip duruyoruz. "Kadıncağız almış eline bayrağı tepkisini gösteriyor demek" doğrudur belki ama eksiktir. Tepkinin gösterildiği yer, zaman ve ortam, olayı genel anlayışın dışına taşır. Oğullarının al bayrağı sarılı tabudunu büyük ızdırap içinde karşılayanlar, o ağır, o tarafsız anın yoğunluğundayken, birden tüm dikkatlerin başka bir yöne kayması şehit yakınlarını doğal olarak öfkelendirmiştir. Bütün olay budur. Yani şöyle düşünelim. Sizin bir cenazeniz var, acınızı yakınlarınızla paylaşıyorsunuz. Ama tanımadığınız biri başka şeyler söyleyip duruyor. Buna dünyanın her tarafından tepki gösterilir. Çünkü o an, aileye özeldir ve yapılan saygısızlıktır. Cenaze törenleri için söylemiyorum bunu. Acının yaşandığı o en özel andan bahsediyorum. Aslında Trabzon Havalimanı Apronunda yaşanan da tamda budur. Arkasında başka şeyler aramak, aileyi " hükümete yalakası", tepki gösterilen kadını da kahraman yaftası yapıştırmak yanlıştır. Trabzon gibi, bu topraklarda son yüz yılda içinde en uzun süre düşman işgali altında kalmış bir şehre, her üst gecidinde başka bir şehidin adının yazılı olduğu şehre yapılacak en büyük haksızlık, "şehit" ve "linç" kelimelerinin yan yana getirilmesidir.  

1 yorum:

  1. DETAYLARIYLA KELİMESİ KELİMESİNE HER HARFİNE KATILDIĞIM Bİ YAZI..KALEMİNE SAĞLIK..

    YanıtlaSil