FENERBAHÇE - TRABZONSPOR MAÇINDAN HİÇBİR YERDE BULAMAYACAĞINIZ AYRINTILAR
BİNLERCE KADIN TARAFTARLA BİRLİKTE İZLEDİĞİM MAÇTAIN ÇOK ÖZEL ANLAR !
Tribündeki heyecan sahaya yansımadı 'diyecektim ki son yarım saat beni haksız çıkardı. Mahkemelik olmuş iki takımın, şike kararlarının ardından oynadıkları ilk maçın gerilimi günler öncesinden başladı. TFF'nin aksi yöndeki kararına rağmen Trabzonspor kendisini 2010-2011 sezonunun şampiyonu ilan etti. Hemde maçtan sadece birkaç gün önce. Özellikle sosyal medyada öyle bir gürültü koptu ki, son yıllarda her Fenerbahçe-Trabzonspor maçında olduğu gibi maç öncesi gergin bir ortam oluştu. Gerilimi bir nebze düşüren Fenerbahçe'nin cezası oldu. Kadın ve çocuk taraftarlar, rakibe karşı tepkiliydiler ama bir kaç dakika dışında ölçülü kalmayı başardılar. Maçın başında ve 61. dakikada topluca edilen ufak birkaç küfürü saymazsak, hayli renkli ve coşkuluydular.
Maçtan önce maraton tribününde çok ilginç bir pankart açıldı. Trabzonspor kaptanı Tolga Zengin'in Fenerbahçeli olduğunu iddia eden bu masum pankart, nedense görevlileri rahatsız etti. Pankart açılır açılmaz toplandı. Bir daha da açılmadı. Maça 20 dakika kala, tribünlerin yarısı boştu. Tribünler boş mu kalacak derken, Fenerbahçe taraftarı Türkiye'nin en modern şehirli taraftar grubu olduğunu bir kez daha ıspatladı. Birkaç dakika içinde kenardaki ufak boşlukları saymazsak, tribünler tamamen doldu.
Her maçta okunan ancak çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu fanatikler tarafından ıslıklandığı için duyamadığımız uyarı anonslarını, bu kez kadınlar sayesinde net olarak duyduk. Sahaya meşale atılması, tribünden inilmesi ve kötü tezahürat yapılması durumunda Kulübün nasıl cezalar alacağının hatırlatıldığı anonsu, kadınlar sessiz bir şekilde sonuna kadar dinledi. Ardından Türkiye'deki futbol maçlarda kolay kolay duymacağımız bir anons daha geldi: " Çocuklarınızı yanınızdan ayırmamanızı rica eder, hiçbir Fenerbahçelininin kaybolmamasını temenni ederiz". Annelere özel bu anonsu duymakta doğrusu çok hoşuma gitti.
Bir ara tribünlerden ezgileri tanıdık bir marş yükseldi. Grup yorumun " Büyüyor İnatçı Kavgamız, büyüyor" marşının Fenerbahçe versiyonu çalındı. Ben ilk kez duyuyordum ama taraftarların çoğu coşkuyla söyledi. Tribünler, " Fenerbahçe söyleyecek son sözü, haklıyız kazanacağız" diye bağırdı.Derken maç saati geldi çattı. Federasyon maçın hakemi olarak Fırat Aydınus'u seçmişti. Hakemlerin isimleri duyurulduğunda da kadınlar farklarını gösterdi. Türkiye'nin en yakışıklı hakemlerinden olan Fırat Aydınus'u çoşkuyla alkışladılar. Trabzonspor kadrosu sayılırken de hatırı sayılır bir yuh sesi çıkardıklarını söylemeliyim. Maçın ilk yarısında karşılıklı posizyonlar vardı. İki takımında topları direkten döndü. Ancak maçı gözü kapalı izleyen birinin posizyonun hangi kalede yaşandığı anlaması zordu. Çünkü tamamı Fenerbahçe taraftarlarından oluşan tribünler her posizyona aynı tepkiyi veriyordu. Yazı yazmak, ya da önümdeki monitöre bakmak için sahadan gözümü kaçırdığımda tribünlerden gelen sesle kafayı çevirdiğimde hep farklı kalelerde buldum bakışlarımı. Yani Alex de vurduğunda, Sapara da gol kaçırdığında aynı heyecanı yaşadı tribünler.
37'ince dakikada bir korner atışı sırasında iki takımın kaplarına sığmaz hırçın çocukları Volkan ve Mustafa Yumlu karşı karşıya geldiğinde de aynı tepkiyi gösteren tribünler, bu kez örnek oldu. Kadınlar, iki futbolcuyu da ıslıkladı.
Karşılıklı kaçan gol posizyonları, maçın sonunda çıkan cılız "Aykut istifa" sesleri bir yana Fenerbahçe'nin kadın taraftarları belki de son kez bu renkli tabloyu yaşıyordu. Saraçoğlu'ndaki bu tarihi görüntülere tanık olan şanslı birkaç erkekten biri olarak hemcinslerimin sıklıkla yaptığı gibi maçın kritiğini de yapacak olursam şunu söyleyebilirim: Maçın başında kadınlar "Fenerbahçe söyleyecek son sözü, haklıyız kazanacağız" diye bağırmıştı ancak son sözü ne Fenerbahçe ne Trabzonspor söyledi. Son sözü yüzde yüzlük iki gol pozisyonunu kaçıran Olcan Adın söyledi. Ve tribünlerdeki heyecan iki kalenin ağlarına gol olarak yansımadı.
BİNLERCE KADIN TARAFTARLA BİRLİKTE İZLEDİĞİM MAÇTAIN ÇOK ÖZEL ANLAR !
Tribündeki heyecan sahaya yansımadı 'diyecektim ki son yarım saat beni haksız çıkardı. Mahkemelik olmuş iki takımın, şike kararlarının ardından oynadıkları ilk maçın gerilimi günler öncesinden başladı. TFF'nin aksi yöndeki kararına rağmen Trabzonspor kendisini 2010-2011 sezonunun şampiyonu ilan etti. Hemde maçtan sadece birkaç gün önce. Özellikle sosyal medyada öyle bir gürültü koptu ki, son yıllarda her Fenerbahçe-Trabzonspor maçında olduğu gibi maç öncesi gergin bir ortam oluştu. Gerilimi bir nebze düşüren Fenerbahçe'nin cezası oldu. Kadın ve çocuk taraftarlar, rakibe karşı tepkiliydiler ama bir kaç dakika dışında ölçülü kalmayı başardılar. Maçın başında ve 61. dakikada topluca edilen ufak birkaç küfürü saymazsak, hayli renkli ve coşkuluydular.
Maçtan önce maraton tribününde çok ilginç bir pankart açıldı. Trabzonspor kaptanı Tolga Zengin'in Fenerbahçeli olduğunu iddia eden bu masum pankart, nedense görevlileri rahatsız etti. Pankart açılır açılmaz toplandı. Bir daha da açılmadı. Maça 20 dakika kala, tribünlerin yarısı boştu. Tribünler boş mu kalacak derken, Fenerbahçe taraftarı Türkiye'nin en modern şehirli taraftar grubu olduğunu bir kez daha ıspatladı. Birkaç dakika içinde kenardaki ufak boşlukları saymazsak, tribünler tamamen doldu.
Her maçta okunan ancak çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu fanatikler tarafından ıslıklandığı için duyamadığımız uyarı anonslarını, bu kez kadınlar sayesinde net olarak duyduk. Sahaya meşale atılması, tribünden inilmesi ve kötü tezahürat yapılması durumunda Kulübün nasıl cezalar alacağının hatırlatıldığı anonsu, kadınlar sessiz bir şekilde sonuna kadar dinledi. Ardından Türkiye'deki futbol maçlarda kolay kolay duymacağımız bir anons daha geldi: " Çocuklarınızı yanınızdan ayırmamanızı rica eder, hiçbir Fenerbahçelininin kaybolmamasını temenni ederiz". Annelere özel bu anonsu duymakta doğrusu çok hoşuma gitti.
Bir ara tribünlerden ezgileri tanıdık bir marş yükseldi. Grup yorumun " Büyüyor İnatçı Kavgamız, büyüyor" marşının Fenerbahçe versiyonu çalındı. Ben ilk kez duyuyordum ama taraftarların çoğu coşkuyla söyledi. Tribünler, " Fenerbahçe söyleyecek son sözü, haklıyız kazanacağız" diye bağırdı.Derken maç saati geldi çattı. Federasyon maçın hakemi olarak Fırat Aydınus'u seçmişti. Hakemlerin isimleri duyurulduğunda da kadınlar farklarını gösterdi. Türkiye'nin en yakışıklı hakemlerinden olan Fırat Aydınus'u çoşkuyla alkışladılar. Trabzonspor kadrosu sayılırken de hatırı sayılır bir yuh sesi çıkardıklarını söylemeliyim. Maçın ilk yarısında karşılıklı posizyonlar vardı. İki takımında topları direkten döndü. Ancak maçı gözü kapalı izleyen birinin posizyonun hangi kalede yaşandığı anlaması zordu. Çünkü tamamı Fenerbahçe taraftarlarından oluşan tribünler her posizyona aynı tepkiyi veriyordu. Yazı yazmak, ya da önümdeki monitöre bakmak için sahadan gözümü kaçırdığımda tribünlerden gelen sesle kafayı çevirdiğimde hep farklı kalelerde buldum bakışlarımı. Yani Alex de vurduğunda, Sapara da gol kaçırdığında aynı heyecanı yaşadı tribünler.
37'ince dakikada bir korner atışı sırasında iki takımın kaplarına sığmaz hırçın çocukları Volkan ve Mustafa Yumlu karşı karşıya geldiğinde de aynı tepkiyi gösteren tribünler, bu kez örnek oldu. Kadınlar, iki futbolcuyu da ıslıkladı.
Karşılıklı kaçan gol posizyonları, maçın sonunda çıkan cılız "Aykut istifa" sesleri bir yana Fenerbahçe'nin kadın taraftarları belki de son kez bu renkli tabloyu yaşıyordu. Saraçoğlu'ndaki bu tarihi görüntülere tanık olan şanslı birkaç erkekten biri olarak hemcinslerimin sıklıkla yaptığı gibi maçın kritiğini de yapacak olursam şunu söyleyebilirim: Maçın başında kadınlar "Fenerbahçe söyleyecek son sözü, haklıyız kazanacağız" diye bağırmıştı ancak son sözü ne Fenerbahçe ne Trabzonspor söyledi. Son sözü yüzde yüzlük iki gol pozisyonunu kaçıran Olcan Adın söyledi. Ve tribünlerdeki heyecan iki kalenin ağlarına gol olarak yansımadı.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder